Çok Daha Uzun Yaşayabiliriz!

1
82
views

Az Uyku Çok Yaşam!

Merhabalar, ilk yazıma başlamadan önce hayatımızın akademik kaygılar bütünü olmadığını hatırlamamızı sağlayan, bizlere kendimizi ifade edebilecek bir saha açan herkese gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekten bu siteyle çok güzel başlangıçlar yapılacağı kanısındayım. Tanışma yazımı kendimin de içinde olduğu özellikle tıp öğrencilerinin okul ve sonraki hayatlarında çok temel; ancak oturmadığı sürece ciddi sıkıntılara yol açabilecek bir konu üzerine yazmak istedim. İçinizden acaba arkadaş ne buldu, nedir bu abartılı girizgahın sırrı diyeceksiniz ve çok basit bir cevap gelecek beklenenin aksine: UYKU.. Yıllarımı verdim daha az uyuyup daha fazla yaşayabilmek için sonuç, akşam 9’a kadar ayakta kaldığım gün kendime koca bir aferin veriyorum. Oysaki günün kendime ayırabileceğim yegane saatleri ben uyuduktan sonra başlıyor. Ben de artık rüyamdan katılımda bulunuyorum bu zaman dilimine.

2 (2)

 

An itibariyle bulunduğum durumu anlatmama bakmayın tabii ki yenilmiş değilim. Uyku meselesi benim için hayatımda düzeltemediğimi kabullendiğim sorunlar kategorisindeymiş gibi dursa da aslında daha çok başarılacaklar listesinde; çünkü bu konu öyle “olmadı, nasip-kısmet” diyerek kapatılabilecek bir konu değil. Evet “devlet meselesi” olarak bile algıladığım düşünülebilir, öyle de olmalı. Yeter değil mi uyuduğumuz, dinlendiğimiz, aklımızı boşa alıp vücudumuzdaki glikozu beynimizden esirgediğimiz? Bizim üreten, ilerlemelere ön ayak olan, bulunduğu-bulunacağı hatta şimdiden çevredekilerce görüldüğü yerin hakkını veren kişiler olmamız gerekmiyor mu? Bu işin ucunu bırakmamamdaki tek güç kaynağım yaşayacak, üretecek, paylaşacak çok fazla şey olduğuna inancımın sonsuzluğudur. Önce aldığımız ilmin hakkını her anlamda verebilmeli, sonrasında içimizde uykuya vakit ayırmak için öldürdüğümüz diğer yönlerimizi canlandırmalıyız. İyi bir doktor aynı zamanda iyi bir ressam, başarılı bir müzisyen, büyük kitlelere hitap eden bir yazar kısacası dünyanın her gün biraz daha yaşanılmaz bir yer olmasına “sevgi-saygı-birlik-beraberlik” gibi insanlığın kaybetmeye yüz tuttuğu kavramların canlanması için çabalayan biri de olsa fena mı olur? Evet bulunduğumuz yer etiket kazanma yeri değildir, böylesi basit ve işlevsizolmamalı; biz insanların hayatlarına dokunabilmek için yetişiyoruz, bu amaç üzere emek veriliyor bize. Dolayısıyla sıcak yatağımızla kurduğumuz güçlü bağı amaçlarımıza yönelik kurabilmeliyiz, nasıl mı?

3

İşte bu noktada ciddi sıkıntılar yaşadığım bir gerçek olsa da aklımda son birkaç yıldır yapabileceğime inandığım, hemen her pazartesi başlanılıp hafta ortasında bırakılan diyetler gibi bir türlü sürerliği yakalayamadığım bir çözüm yolu var aslında. Daha öncesinde birçoğunun duyduğu bir yöntem olsa da gerçekten başarılı olacağına inandığım, benim de bir arkadaş tavsiyesiyle okuduğum “Sadece Aptallar 8 Saat Uyur” gibi iddialı bir isimle piyasaya sürülen kitaptan mütevazi ama işlevsel olan bu yolu tekrar etmekte yarar olacağını düşünüyorum. Bu bu yolla kendi hayatımızdaki insanlık ve bilhassa bizim için büyük bir bariyer olan uyku sorunu, basit bir süreçle çözebileceği küçük bir probleme dönüşüyor. Yöntem şöyle, uyanmak istediğimiz saati sabit tutarak uyku süremizi her üç günde bir 15 dakika kısaltıltıyoruz. Dolayısıyla her üç günde bir 15 dakika daha geç uyumaya başlıyoruz. Vücut yavaş yavaş kısılan uyku süresine sakince alışıp bir anda birkaç saat birden yaşanan değişime oranla daha az sarsılarak uyum sürecini daha rahat atlatıyor. Dediğim gibi bunu henüz başarabilmiş biri olarak yazamıyorum ne yazık ki size ancak, beni bu yönteme ve başarabileceğime inandıran arkadaşlarım başarmıştı. Sadece 3 ya da 4 saat uyuyarak ben gibi gününün yarısını cömertçe uykuyla paylaşanlara oranla her anlamda daha aktif oluyorlardı gün içinde.

Ben de sizinle bir başarı hikayesi paylaşamasam da gönülden arzuladığım, hayal ettiğim bu “az uyku, çok yaşam” sloganlı hayatıma düşüncelerimi sizinle paylaşmanın verdiği güç ve sorumlulukla yeniden denemeye hazırım. Yapamadığım bir şeyi önermek komik olsa da tüm inancımla tekrar, daha büyük istikrarla deneyeceğime söz vererek durumu telafi etmek istiyorum. İnsanoğlunun yenemeyeceği sorun yok kendi önyargılarında başka. Önyargısız tam inançla yapalım lütfen, daha az uyursak kendimiz ve dünyamız için çok daha güzel şeyler başarabiliriz: AZ UYKU ÇOK YAŞAM!

Zehra Efe

1 YORUM

  1. Aptallar sekiz saat uyur kitabını defalarca okudum ben de.. verdiği örneklerle gerçekten sürükleyici ve de etkileyici.. fakat uykuyu azaltmak için gerekli sebeplere kendimizi yeterince ikna edemediğimizden olsa gerek uykuyu azaltamıyoruz.. çok iyi sebeplerimiz olmalı.. komite/sınav geceleri çoğu insanı uyutmayan o heyecanı tüm hayata yayabiliriz umarım..

CEVAP VER