İÇİMİZDEKİ ÇOCUK

0
29
views

Yarının getireceği hüzünlerden duyduğumuz korku değil de neydi bizi bu gün kendi içimizin karanlıklarına hapseden? Sahi ya mutlu bir sona nasıl varılırdı böylesine karanlık bir dünyada? İnsanlar çirkindi. Kalbimizi kıran ne kadar insan varsa, onlar yüzünden bütün insanlık da onlar kadar çirkin değil miydi gözümüzde? Duyduğumuz üç beş yalan yüzünden takılmadı mı o koca(!) lakap şu mukaddes dünyaya? “Yalan Dünya”. Peki ya sen, bay/bayan sütten çıkma ak kaşık. Hiç mi suçun yoktu senin? Daha ne kadar devam edeceksin korkaklığa? Sen bay/bayan dünyanın sırrını çözmüş koca feylesof. Söylesene, yarın gelebileceklerin korkusuyla titrerken ellerin, nasıl atılacak sağlam yarınların temeli. Sen bu denli güvenmezken dünyaya, sana güvenecek zat-ı muhterem nerelerden ithal edilecek? Sessizlik mi çöktü içine, yoksa muhalefet gevezelikleriyle kendince haklı sebepler mi türetiyorsun başımıza yine?

 

Bırak şu boş lakırdıları da kulak ver biraz bana. Ben senim. Ben senin korumak adına yüreğinin dehlizlerine hapsettiğin, yanına kimseyi yanaştırmadığın, zaman zaman kendine dahi varlığını unutturduğun o narin çocuğum. Hep sen söyledin, öğüt verdin. Kızdın, sen nereden bileceksin ah benim safım diye kesip durdun sözümü. Bırak biraz da ben konuşayım sen dinle olur mu?

Ben değil miyim seni sen yapan? En güzel duygularını benim sayemde tatmadın mı çokbilmiş bay/bayan. Arayıp da bulamadığın o güzellikleri hep kaybettiklerinden bildin ya, kıs kıs güldüm sana buradan. Tabi hayat olgunlaştırmıştı seni, bir daha yer miydin böyle golleri sen. Ufkun açılmıştı artık. O saf sen gitmiş yerine bambaşka biri gelmişti. Öyle ki gözünün önündeki beni göremeyen bir sen. Seni sen yapan beni örtbas etmeye çalışan bir sen. Evet, tattığın bütün güzel duyguların kaynağı bendim onlar değil çokbilmiş. Biliyorum kötülüğünden yapmadın bana bunları. Boşuna da değildi o fazla korumacı yaklaşımların. Ama sanki boğmadın mı biraz beni? Kaç gece tıkayıp kulaklarını bana, sabah olunca susar zaten deyip geçiştirdin beni. İyi güzel de nereye kadar devam edeceğiz böyle. Tamam, Allah razı olsun koruyorsun beni bize bir zarar gelmesinden de… Hayat mı peki sence söz hakkı dahi vermeden bana bu yaşattığın? Elbette hayat, ama tatsız tuzsuz bir hayat işte.

 

Sana da hak vermiyor değilim. Çünkü zamanında hep beni dinledin. Hâl bu ki, sonuçta da pek iyi şeyler geçmedi elimize. Suçluyum. Cezanı çekiyorsun işte diyorum kendi kendime. Ama biliyorum bir gün bu ceza bitecek. Bir gün tereddütte kalacaksın beni gün yüzüne çıkarıp çıkarmama konusunda. O gün geldiğinde rica ediyorum, başıboş bırakma beni. Dizginim sen ol. O ufkunu açan tecrübelerinle tart beni. İstişare et benimle. Ne kaybedersin? Bırak seveyim yine, bırak güveneyim insanlara tekrar. İzin ver kelebekler uçuşturayım yüreğinde. Sana diyorum ama bir kör de benim. O yüzden gel yol göster bana. Lütfet, benim yerime bak göremediğim karanlıklara. Güzellikleri göstereyim sana ki güzel düşünesin. Güzel düşün ki lezzet alalım şu kısacık ömrümüzden. Sevmekten, güvenmekten korkma. Korkma diyorum ama beni de yalnız bırakma.  Başımda ol. Başımda ol ki boşuna kırılmasın şu yüreğim yeniden. Tut elimden. Tut ki dağılsın bu karanlıklar, kesilsin titremesi ellerimizin. Birlikte yeniden o güzel muhabbetleri bulalım. Unutma, ne sen bensiz olabilirsin, ne de ben sensiz yapabilirim.

 

Ömer Veli Yeşilyurt

CEVAP VER