Bir bebekten ne öğrenebiliriz?

0
90
views
Tahmin edemeyeceğiniz kadar çok şey öğrenebiliriz. Bebekleri tanımlarken kullandığımız birkaç kelime vardır. Bağımlı, mızmız , ağlak , kendi kendine yiyemeyen canlı. Bunların yanında onlar deneysel araştırmalarda müthiş bir yardımcıdır. Özellikle hangi duyguların doğuştan gelip gelmediğini saptamada bize çok yardımcı olurlar. Yale Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar doğrultusunda adalet, ön yargı , iyilik, kötülük gibi duyguların doğuştan geldiği mi yoksa daha sonradan çevremizden öğretildiği mi incelenmiştir. Sonuçlar gerçekten ilginç 🙂 Minik yardımcılarımız bizi çok şaşırtıyor.
Öncelikle insanları bunu araştırmaya iten nedenlerden bahsetmek istiyorum.
Doğuştan iyi ve güzel duygularla doğuyorsak dünyadaki şeytani ve kötü davranışlar neden oluşuyor? Bu davranışları bize çevremiz mi öğretiyor yoksa doğarken içimizde var mı ? Araştırmacılar bu sorulara cevap bulmak için yola çıktılar. Karşılaştıkları sonuçlar onları bile şaşırttı.
Yakın zamana kadar bebekler üzerinde deney yapmak kolay değildi. Onların tercih edeceği yöntemleri bulmak zaman aldı. Tahmin edebileceğiniz gibi devreye oyuncak ayılar, köpekler , mamalar falan sokuldu iste 🙂 Kukla gösterileri bu deneylerin en çok kullanılan materyali oldu. Böylece bebeklerin zihinlerinde neler döndüğünü anladık.
Örnek vermeye başlarsak iyilik ve kötülük duygularını ayırt etmek doğuştan mı gelir ? Kukla gösterisi ile bebeklerin hoşlanacağı biçimde bunları öğrendik. Bu gösteri için üç tane kukla kullanıldı. Gösterinin birinci bölümünde ilk kukla kutu açmaya çalışıyor bunu yaparken zorlanıyor. İkinci kukla ise ona yardım ediyor beraber kutuyu açıyorlar. İkinci bölümünde ise yine ilk kukla kutuyu açmaya çalışırken üçüncü kukla gelip kutunun üstüne otuyor kutunun açılmasını engelliyor. Daha sonra bebeğe ikinci ve üçüncü kukla gösterilerek secim yapmasi isteniyor. Konuşamazlar ama işaret edebilirler değil mi? :)Bebeklerimizden 3/4′ ü iyi olan kuklaya yöneliyorlar. Yani insanlar doğuştan iyi ve faydalı birey olma arzusuyla doğarlar diyebiliriz. İyi olan olayı, insanı herhangi bir şeyi doğuştan ayırt edebiliriz.
Adalet duygusu için ne diyebiliriz? Yine bir kukla gösterisiyle bunu öğreniyoruz. Gösterinin birinci bölümünde top oynayan kuklaların içlerinden biri topu alıp kaçıyor. Gösterinin ikinci bölümünde topu alıp kaçan kukla bir kutuyu açmaya çalışıyor. Üstteki deneyde olduğu gibi birinci kukla ona yardım ediyor, ikinci kukla ise kutuyu açmasını engelliyor. Sizce bebek bu sefer birinci ve ikinci kukla arasından hangisini seçti dersiniz? Kutuyu açmayı engelleyen kuklayı yani ikincisini seçti. Yapılan testlerin sonucunda bebeklerin %81’i bu seçimi yaptı. Basitçe söylemek gerekirse doğuştan bir adalet duygusuyla doğarız. Bebeklerin topu alıp kaçan yani hırsız kuklayı cezalandırmasında bunu gördük. Demek ki günümüzde yapılan adaletsizlikler , haksızlıklar çevreden görülen ve öğrenilen eylemlerin yansımasıdır.
    Son olarak asıl bahsetmek istediğime gelelim . Günümüzde de görüldüğü gibi insan her zaman kendine benzeyen , kendi seçimlerini yapan canlıları öncelikli tutmuştur. Bu deneyimizle insanların bu eğilimini daha net göreceğiz. Araştırmacılar bir kukla oyunu daha hazırlayarak ön yargı duygumuzu test ettiler. Bebeğe hem kraker hem de gevrek dolu iki tabak gösterdiler. İkisini de aynı mesafede aynı renk tabaklara koydular. Bebeğimiz kendisi icin krakeri secti. Daha sonra bir oyuncak ayıcığa kraker, bir oyuncak ayıcığa ise gevrek yedirildi. İkisi de bebeğin önünde sıra ile yapıldı. Daha sonra bebeğe bu iki oyuncak gösterildi . Seçim yapması istendi. Bebek kendi seçtiğini seçen ayıcığa yöneldi. Buradan çıkaracağımız sonuç ise insan doğuştan kendine benzeyen , kendi yaptığını yapan canlıları seçme ve koruma eğilimi duyar. Diger kuklaya karşı tavrını biraz daha irdeleyelim. Gevreği tercih eden ayıcık bir kutuyu açmaya calışıyor. Birinci kuklamız ona yardım ederken ikinci kuklamız onu engelliyor. Bebeğimiz ilginç bir şekilde ayıcığı engelleyen kuklayı seçiyor. Bebeklerin %87’si bu seçimi yapıyor. Yani bebekler kendilerinden farklı tercih yapan kuklanın cezalandırılmasını istiyorlar. Buradan çıkardığımız şey ön yargı ile davranmak doğuştan var olan bir tutumdur. Belki de bu tutum günümüzde insanların bir kısmının kendilerinden farklı düşünen, konuşan , seçim yapan , giyinen insanları kabullenmesini açıklıyordur. Eşcinsellere karşı dünyada yaygın olan sert tutum bununla bağlantılı olabilir. Deneylerin asıl güzel yanı istenilen her davranışı çocuk öğrenebilir. 8 yaş çocuklarda yapılan deneylerde çocukların kıskançlık tutumu göze çarpıyor. Ancak 9-10 yaşlarındaki çocuklarda ise cömertlik duygusu ağır basıyor. Peki sizce bunun nedeni nedir? Bunun nedeni eğitimdir. Çocuklar eğitildikleri için güzel davranışları kazanıyorlar bu da Yale Üniversitesini araştırmaya iten nedenleri açıklıyor. Eğitimsiz bireylerde kötü duygular gelişir. Şunu anlayabiliriz ki dünya da var olan kötülüğün temel kaynağı eğitimsizliktir. Sonuçlar şaşırtıcı, çıkarımlar ilginç…
Umarım yazımı okurken keyif almışsınızdır. Bir dahaki yazıda görüşmek üzere 🙂
Berfin Özgenur Aydın

CEVAP VER