SANA GÜL BAHÇESİ VADETMEDİM

0
265
views

 

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim; Joanne Greenberg’in kendi hayatından esinlenerek yazdığı, Deborah adında psikiyatrik sorunları olan bir genç kızın hayatının bir bölümünü anlatan romanı. Romanın en ilginç tarafı bir özyaşam öyküsü olması. Yazar, daha önceki romanlarında yaşadıklarını çocuklarının bilmesini istemediği için, Hannah Green takma adını kullanır. Bu romandaysa, psikiyatrik tedavi öyküsünü temele koyduğu, tüm karamsarlığa rağmen umut dolu bu yaşam öyküsünü kendi adını kullanarak kaleme alır.

Romanın ana karakterleri: Deborah ve onunla ilgilenen doktor; Dr. Fried’dır. Romanda zaman zaman Deborah’ın ailesinden bahsedilse de, olaylar daha çok Deborah’ın yatılı olarak kaldığı hastanede geçer. Genç kızın arasında bağ kuramadığı iki dünyası vardır. Birincisi gerçek dünyayken ikincisi ana karakterin gerçek dünyanın tüm kötülüklerinden kaçmak ve meşru acıları yaşamayı reddetmek için kendine kurduğu Yr’dir. Bu dünyayı anlamak oldukça güç, okur tüm çabasına rağmen romanın bitiminde dahi Deborah’ın Yr’deki hayatını tam anlamıyla anlayamaz. Bu anlamsızlık, ana karakterin hayal gücünü okurun gözünde yüceltir ve genel olarak psikiyatrik hastaların sorunlarının normal insanların anlayamayacağı bir derinliğe sahip olduğunu gözler önüne serer.

Romandaki umut teması, Dr. Fried karakteriyle oluşturulur. Doktor, Deborah’ın iki dünyasının da içine girmeye çalışır ve onunla yaptığı tedavi seanslarında ona sorduğu sorularla Deborah’ta farkındalık uyandırmaya çalışır. İşte bu seanslar, bütünüyle karamsarlıkla dolu olan romanda, okuyucuya bir nefes alma fırsatı sunar ve iyileşme umudunun hâlâ olduğunu hatırlatır. Öte yandan yazar, kurguda yer verdiği diğer doktorların Deborah’taki başarısızlığını da anlatınca, Dr. Fried bir kahramana dönüşür. Kitabın ismi, Dr. Fried’ın bir tedavi seansı sırasında Deborah’a söylediği şu cümlelerden esinlenerek konulmuş: “Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim… Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim.” (s. 115)

Her ne kadar hikâyedeki kurgusal eksiklikler edebi çevrelerce eleştirilse de, bu eksiklikler romanın okuyucuda oluşturduğu negatif duygu yoğunluğunu azaltacak nitelikte değil. Aynı zamanda, okurken bu olay örgüsünün gerçek hayatta yaşanmış olduğunu düşünmek de okuyucudaki etkisini bir hayli artırmakta. Psikiyatri uzmanlığı isteyen bir tıp fakültesi öğrencisi olarak, romanı daha çok Dr. Fried’ın tedavide uyguladığı yöntemlere ve hastasıyla olan iletişimine odaklanarak okuduğumu itiraf etmeliyim. Romanın sonu, okuyucuya tam bir iyileşmeyi anlatmasa da, Joanne Greenberg’in bu romanda yaşadıklarını bu şekilde anlatacak kadar iyi olduğunu ve Yr’den koptuğunu anlamak çok da zor değil. New York Times Book Review tarafından “kısmen özyaşam öyküsü, kısmen kurmaca, kısmen de öğretici bir kitap” olarak nitelendirilen bu roman kesinlikle okunmaya değer.

Eda Gül Karaca

Kaynakça:

Greenberg, J. (2015) Sana Gül Bahçesi Vadetmedim. İstanbul: Metis Yayınları

The New York Times Book Review, 31 Ekim 1976, ss. 28-30

Lloyd, J., Mitchinson, J., (2010) Afili Lügat. Domingo Yayınları, s. 76

CEVAP VER