Sevdiğin Kadın, Mektupların ve SEN

0
171
views

Sevgili Kafka,

Milena’ya yazdığın mektupları okudum. Lütfen bunu duyunca Max’e kızma. Emin ol, senin isteğinin aksine, yazdığın mektupları heyecanla ve merakla okudum. Ben de sana bir mektup yazmak istedim. Bu isteğimin sebebi, kendimi sana yakın görmem ve düşündüklerimi sana anlatmak istemem. İmkansız bir aşk ve mükemmel bir aşığın hikayesi bu mektuplar. Bunlar senin mektupların… Milena’nın sana yazdıklarını da okumak isterdim. Çünkü bu ilişkinin “sen” kısmını oldukça iyi anladım, peki ya Milena kısmı? Her şeyden önce Milena güzel isim, anlattığına göre kendi de güzel bir kadınmış. Ama Kafka, itiraf etmeliyim ki, bence Milena sana karşı, senin ona hissettiğin kadar yoğun duygular hissetmemiş. Bana kalırsa, Milena senin yalnız hayatının tutunacak dalı olmuş, sen ise Milena’ya sadece bir heyecan olmuşsun. Bu mektupları yıllar sonra okuyan ve hiçbir şeyden haberi olmayan birinin bu yorumu yapması ne kadar doğru, bilemem.

Zor kadın sevmişsin Kafka. Yazdığın bu cümlelerle tavlayabileceğin o kadar çok “bekar” kadın var ki. Sen ise gitmiş, kendinden kilometrelerce uzak ve evli bir kadın sevmişsin. Yanlış anlama, seni yargılamıyorum; ama işte bir arkadaşın söyleyeceği şeyler bunlar. O zamanlar da arkadaşın olsam: “Kanka, unut gitsin, ne olacak ki?” derdim; ama haklısın, biliyorum unut demekle unutulmuyor. Mektuplarında öyle cümleler kurmuşsun ki, durup iki dakika hüzün molası vermemek elde değil. Mesela şu: “Koca deniz, dibindeki küçücük taşı nasıl severse, benim de sevgim öylesine yığılıyor üstüne. Tanrı isterse, o küçük taş ben olurum bir gün.”(s.175) Tanrı istememiş Kafka; ama inan bana küçücük taş olmak yerine koca deniz olmayı tercih ederdim, ettim, edeceğim. Koskoca yüreğin ve en önemlisi koca denizinden taşan damlalar olan bu mektuplar, bence Milena’ya kavuşmaktan çok daha fazlası.

Eh malum, biz erkek tarafıyız, bu yüzden Milena’ya kızgınım. Senin aşkına yaptığı muamele sinirlendiriyor beni. Bu hikâyeyi farklı bitirebilirdi. Eminim onun da kendine göre haklı yanları vardır; ama onu dinlemedim ben, seni dinledim ve bence sen ve senin sevgin onun hak ettiğinden çok daha fazlasıydı.

Sana bu mektubu seni anladığımızı söylemek için yazıyorum. Çünkü bence birilerinin seni anlamasına ihtiyacın vardı. Belki kimse seni anlamamış, ama biz anladık Kafka. Ben ve tüm okurların… Bu mektuplardaki tüm naif cümlelerin, bohem hayatın ve sen, bizim kahramanımızsın. Aşk diyince akla gelen ilk adamsın. Tabi isminin yanına Milena’yı da koyuyoruz, bu her ne kadar bu beni hoşnut etmese de. Şaka bir yana Kafka; iyi ki sevmişsin, iyi ki yaşamışsın ve iyi ki yazmışsın.

Mektup yazmak hayaletlerin önünde soyunmak demektir, ki onlar da aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşmaz, hayaletler yolda içip bitirir onları.”

Umarım, yazdıklarım denizine ulaşır.

Sevgilerimle,

Eda

Kaynakça: Kafka, F. (2015)  Milena’ya Mektuplar. İstanbul: Uğur Tuna Yayınları .

CEVAP VER