Sarmaşık ve Ayrık Otu Arasındaki Farklar: Deli Deli Olma

0
234
views

image001.png  Deli Deli Olma yönetmenliğini Murat Saraçoğlu’nun yaptığı, Kars’ta geçen 2009 yapımı dramatik bir komedi filmidir. Başrollerinde Şerif Sezer ve Tarık Akan yer alır. Filmin sinema tarihi açısından en önemli özelliği belki de Sezer ve Akan’ı Türk sinemasının en önemli filmlerinden olan Yol’dan sonra ilk kez bir araya getiriyor olması. Filmde bu iki ana karakterin gençliklerini ise çocukları Barış Zeki Üregül (Tarık Akan’ın oğlu) ve Deniz Arna (Şerif Sezer’in kızı) oynamakta. Filmin toplumsal açıdan en önemli özelliği, Kars tarihinin ve etnik zenginliğinin bir parçası olan Malakanlara değinmesi diyebiliriz.

image003.jpg

Molokanizm’i benimseyip din ve yaşam tarzı konusunda Ruslardan ayrılan Malakanlar öncelikle Osmanlı ve İran sınırlarına göç etmiş, 1877’de Osmanlı-Rus savaşı sonunda Ruslar tarafından ele geçirilen Kars’a göç etmeye zorlanmışlardır. Film de zaten göç sahnesiyle başlıyor. Tarık Akan filmde Mişka adlı bir Malakan’ı oynamakta. Köy halkınca koca adam anlamına gelen “yeke kişi” lakabıyla çağrılır Mişka. Saygın, babacan, yürekli bir adam olarak yansıtılır. Öyle ki şu sözler Mişka’nın ağzından dökülür: “Eğer üreğinlen söylersen yaparsen, neye yapamiyersen?” Aslında Mişka toplumun etnik açıdan ayrımcılığı benimsemediğinin de bir kanıtıdır çünkü yıllarca Mişka’yla ticaret yapılmış fakat onun etnik ve dini kimliği bu duruma bir engel oluşturmamıştır. Kin, nefret ve cezanın övülüp aşk ve merhametin taşlandığı Yol filmi toplumunun aksine köy halkının sıcaklığı ve insancıllığı dikkat çeker. Mişka filmde verilen bireysel temalar bağlamında incelendiğinde ise o koca adam çaresizlik, yalnızlık ve umut kırıntıları içinde küskün bir çocuğa dönüşür. Mişka’nın toprağına, sevdiğine hasret ayrık otu kimliği ve bir sarmaşık olmaya duyduğu özlem de filmin temalarındandır.

image005.png

Popuç Hanım ise köyün eli maşalı, aksi, her daim öfkeli ve gaddar kocakarısıdır. Yol’da Seyit’in (Tarık Akan) söylediği şu sözler tam da Popuç’un yüreğini anlatır: “Yüreğimin bir köşesinde acıma var bir köşesinde nefret.” Popuç karakteri ile izleyici aşk, nefret, cesaret gibi olguları sorgular. Popuç-Mişka ilişkisi ise bir suçlayan-suçlanan ilişkisi olarak karşımıza çıkar. Popuç’un şu sözleri Mişka’nın ölüm şerbeti midir? “Sabaha kadar bekledim. Çok bekledim. Gelmedin. Sevseydin gelerdin, ater gelerdin, koyer gelerdin.” Popuç nasıl kötü olmayı kabullendiyse bu hayatta, kinle nefretle sevdasını örtmeyi kabullendiyse Mişka da Yol’da “Senden dileğim beni başkasının eline teslim etme, layığımı sen ver.” diyen Zine (Şerif Sezer) gibi cezasını sessizce kabullenmiştir.

image007.jpg

Alma filmin en güzel şeyidir. Popuç’un torunu olan Alma piyanoya olan aşkı ve müziğe yeteneğiyle izleyiciye yansıtılır. Kafkasya’dan köken aldığı düşünülen, Anadolu’nun birçok efsanesine, türküsüne konu olmuş, kutsal kitaplarda yer alan, mitolojik bir değer taşıyan elma simgesinin filmdeki tezahürüdür Alma adeta. Alma’nın olduğu sahneler, Alma’nın sözleri, köy çocuklarından Tavşan ile ilişkisi hayat dolu, taptazedir. Alma’nın Mişka’yla kurduğu dede-torun ilişkisi de filmdeki en insancıl ve en samimi sahneleri oluşturur.

image009.png

Elmanın filmdeki yeri apayrıdır. Öyle ki Popuç’un öfkesi aşkın simgesi elmaları yakar. O elmalar Mişka’yı taşlamak için kullanılır. Yerde, paramparça olmuş, ezilmiş elmalar yine paramparça olmuş bir sevdayı mı anlatır? Elma yemek de öyle şiirseldir ki filmde, Anadolu’nun her yerinde olduğu gibi…

image011.jpg

Filmdeki mizah anlayışı da oldukça güçlü. Popuç’un aksiliğinden köyün tüm halkının nasibini alması belki de en temel mizah unsurudur. Bunun yanında Kars yöresine ait şive, deyişler, gelenekler de filmdeki kuvvetli mizah anlayışının oluşmasına katkı sağlamış. Köy halkının Beethoven ve piyano karşısındaki tepkileri, dudakdeğmez geleneği filmde her diyalogun altında yatan mizahın iyiden iyiye gün yüzüne çıktığı kısımlardandır. Borç karşılığında bir evden diğerine gönderilen, evlerde yüklük olarak ya da ahırda kullanılan piyano da temel mizah unsurlarından bir diğeridir.

image013.png

 

Sonuç olarak Deli Deli Olma ayrık otu ile sarmaşık arasındaki farkları, bu hayatta sarmaşık olmak için verdiğimiz faydasız çabayı mizahla anlatır. Film sarmaşıkların iç rahatlığıyla ayrık otlarının huzursuzluğu içinde, Kars’ın buz gibi atmosferi ve Kars insanlarınınsa bir köy kahvesi kadar sıcak ruhları eşliğinde sürüp gider.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=6YT4vgqVbtU]

Gülseren Merve YİĞİT

CEVAP VER