YETER Kİ KENDİNİ İFADE EDEBİL!

0
44
views

Ne yazık ki toplumumuzda kadının yeri malumunuz. Sözde “gelişmekte olan” ülkemizde gün geçmiyor ki düşünce özgürlüğü kısıtlanan, cinsel saldırıya maruz kalan, eşi, sevgilisi veya kendi öz ailesi tarafından öldürülen kadın haberleri almayalım. Türkiye’ de son 5 yılda (2010-2015) literatüre geçen kadın cinayeti sayısı 1414 -sisteme öldürüldü olarak geçilen veri!!!  Bu 1414 cinayetin 225’ i ise kamuya açık alanda yaşandı!!! (Kadın Cinayetleri İstatistik, 2015) Ve daha kötüsü öldürülen veya cinsel saldırıya maruz kalan kadın sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu nedenle Türkiye’ deki kadına yönelik fiziksel ve cinsel saldırı sadece Türkiye gündeminde değil pek çok ülkenin de gündeminde yer alıyor. İngiliz Daily Mail gazetesinin yayınladığı kadınlar için riskli ülkeler listesinde Türkiye, Hindistan ve Brezilya’yı takip ederek listede 3. Sırada yerini aldı. (World’s Most Dangerous Holiday Destinations for Women, 2015)

Her ne kadar kendi ülkemizdeki oranlar diğer birçok ülkeyle karşılaştırıldığında fazla olsa da, kadına yönelik şiddetin tablosu dünya genelinde de belirgin bir değişiklik göstermiyor ne yazık ki. Yeni Zelanda’da kadınların %20’si erkek partnerleri tarafından dövüldüğü veya fiziksel tacize uğradığını belirtmekte. (Domestic Violence Against Woman and Girl, 2000)Avrupa Konseyi’nin 2002 raporunda da 16 ile 44 yaşları arasındaki kadınlar için en sık ölüm ve sakat kalma nedeninin şiddet olduğu belirtilmişti. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl yaklaşık dört milyon kadının eşleri tarafından taciz edildiği, bu taciz olaylarının yaklaşık 4000’inin kadının ölümü ile sonuçlandığı, yaklaşık üçte birinin acil servislere başvurduğu veya yardım aradığı belirtiliyor. Birleşmiş Milletlerin verilerine göre tüm dünyada kadının şiddete uğrama oranı %17-75 arasında değişiyor.(Dünya’da Kadına Yönelik Şiddet , 2015)Son olarak, 2012 yılında Asya kıtasında eş, sevgili veya öz ailesi tarafından öldürülen kadın sayısı 19700. (The Gender Bias According to new UNODC Study, 2014) Bunlara benzer hatta daha can sıkıcı istatistikler sayfalarca sıralanabilir.

Yazıma kadına yönelik tutumun tablosunu çizmeye çalışarak başladım çünkü sizde takdir edersiniz ki insan canının bu denli hiçe sayıldığı bir ortamda insanların düşünce ve hislerinden bahsetmek komik olurdu! İşte böyle bir dünyada bu algıyı değiştirebilmiş;yaşama haklarının dahi çevresindekiler tarafından sınırlandırılmış olmasına rağmen etrafındakilere meydan okumuş, başarılara imza atmış kadınlarımızın hayat hikâyelerini sizinle paylaşmak istiyorum. Sevindirici olan şu ki, araştırıp toparladığım liste bir hayli uzun ki sadece benim araştırmalarla hikâyelerine erişebildiğim kişilerdi bunlar.

Bu yazıyı planladığımda listem 10 isimden oluşuyordu yazmaya başladığımda bu sayı 5’e düştü. En son durumda ise hikâyelerin birkaç cümleyle geçiştirilecek kadar hafif olmadığını düşündüğümden sadece Çilem Doğan’ın ve Malala Yousafzai’ın hikayelerini sizinle paylaşmak istiyorum.

 

ÇİLEM DOĞAN

2

 

Evet, başarılı kadınlar listeme bu ismi de dâhil ettim. Evet, kocasını öldürerek hayata tutunmasını bir başarı olarak görüyorum.

Çilem Doğan’ın hikayesini duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Ancak yine de hikayeden henüz haberdar olmayan okuyucular için kısaca bahsetmek istiyorum. Sosyal medyada denk gelen okuyucular biliyor ki hikaye birkaç cümleyle hatta birkaç paragrafla anlatılacak kadar kısa değil fakat birkaç cümleyle özetleyecek olursak hikaye şöyle: Çilem Doğan, adam yaralama ve uyuşturucu gibi suçlamalar sebebiyle 19 kaydıyla ve polis memurlarına uyguladığı şiddetle bilinen Hasan Karabulut tarafından evliliklerinin 29. gününde az pişmiş patlıcan, kirlenmiş perde, masada kalan kırıntılar nedeniyle şiddet görmeye başlamış. Evliliklerinin 29. gününde fuhuşa zorlanmış. 9 kez korunma kararı almasına rağmen yine bir gün kocası tarafından şiddet görürken kocasını öldürmüş. Hikâye en basit cümlelerle böyle. Çilem doğanın savunmaları, hâkime söyledikleri, cezaevinde yazdığı mektup,  ve daha fazlasını okumak isteyen okuyucular şu siteden ayrıntılı bilgi alabilir. http://www.medyago.com/haber/2807/medyago.com

Ben daha ayrıntılı bilgi araştırırken birçok yorum okuma fırsatını da bulmuş oldum ve okuduğum yorumlar beni en az hikâye kadar şaşırttı. Örneğin; keşke boşansaymış– ki biliyoruz ki yazının en başında bahsettiğimiz 1414 kadının bir kısmı da sırf boşanmak istediği için öldürüldü;Gerçekleri söylediğini nerden biliyoruz?Hikâyeye inanırsınız inanmazsınız size kalmış. Herkes düşüncesini savunmada özgür. Ancak benim emin olduğum bir şey var ki Hasan Karabulut öldürülmeseydi, Çilem Doğan bugün hayatta olmayacaktı. Bunu düşünebilmek, elimizdeki istatistiklerden veya Hasan Karabulut’un geçmişinden anlamak çok zor olmasa gerek.

Bir insanı öldürmenin başarı sayılır bir yanı yok tabi ki. Bir insanı öldürmenin hafife alınır yanı olmadığını, insan canının bu kadar basit olmadığını savunup Hasan Karabulut’un öldürülmesinin ardından başarı söylemlerini yapmak belki de çok yanlış ancak ne yazık ki kendini koruyabilmenin, kocanın elinden öldürülmekten kurtulabilmenin, yukarda bahsi geçen 1414 kadından olmamanın başarı sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Ne yazık ki bir insanı başka bir insanı öldürdüğü için destekleyecek kadar dolu bir Türkiye geçmişi var.

Sonuç olarak Çilem Doğan 50 bin tl kefalet ücreti karşılığında serbest.

Peki, Çilem Doğan’ı bu kadar gündemimiz yapan ne? Kocasını öldürmüş olması mı? Yoksa kendini bu kadar güzel, açık ve net savunabilmesi mi? Türkiye’ de kaç kadın kendini Çilem Doğan kadar iyi ifade edebiliyor? Kaç kız çocuğu kendini bu denli ifade edebilecek özgüven ve donanımla yetiştiriliyor? Sizce de bu bir başarı değil mi?

Umuyoruz ki tüm kız çocukları kendini savunabilecek özgüvenle büyütülür!

Umuyoruz ki tüm kadınlar kendini kendine yapılan haksızlıklar karşısında savunabilir!

Umuyoruz ki adalet her davada gerçekten adil olmayı başarır!

 

MALALA YOUSAFZAİ

3.jpg

 

Şuanda Çilem Doğan kadar gündemimize oturmuş, herkes tarafından tanınan bir isim değil. Belki onu fuhuşa zorlayan, saçma bahaneler üreterek ona şiddet uygulan bir kocası da yok. Ancak bu isim daha 11 yaşındayken Taliban’ın öldürülecekler listesine girmiş, Taliban’ın her yerde ismiyle arayarak öldürmek istediği küçük bir kız çocuğu. Sadece kadınların değil tüm insanlığın aslında idol kabul etmesi gereken bir isim.

Malala’ nın hikâyesi ise şöyle: Malala 1997 yılında Pakistan kuzeyinde Swat bölgesinde doğdu. Dünyada okula gitmeyen çocuk sayısının ikinci en yüksek olduğu Pakistan’da bir eğitim savunucusu babanın kızı olan Malala bir takma isimle BBC’nin Urduca servisi için bir blog yazmaya başladı. Taliban tarafından okullarına saldırı yapılma tehlikesi yaşandığını, kadınların yeterince özgür olmadığını ve kız çocuklarının eğitim haklarının ellerinden alındığını tüm dünyada paylaştı. Malala’nın New York Times dergisi tarafından bir belgeselde yer alarak ifşa olmasıyla kendisine ve ailesine Taliban tarafından ölüm tehditleri başladı. 2011 yılında Pakistan’ın ilk gençlik barış ödülünü kazandı ve başpiskopos Desmond Tutu tarafından Uluslararası Çocuk Barış Ödülüne aday gösterildi. Artan popülaritesi ve ulusal tanınırlığı sonucunda Taliban liderleri tarafından öldürülecekler listesine eklendi. 2012 yılında Taliban askerleri tarafından okul dönüşü okul servisinden adıyla çağrılarak vuruldu. Tedavisi İngiltere’de tamamlandı.Bu Malala’nın hikâyesinin küçücük bir parçası bu nedenle Malala’nın hayatı ve başarıları hakkında daha ayrıntılı bilgi isteyen okurlar bu sitelerden devam edebilir. (Malala’s Story )

http://www.biography.com/people/malala-yousafzai-21362253#after-the-attack

http://www.benimadimmalala.com/malala-kimdir

http://www.radikal.com.tr/radikalist/dogustan-iyi-dogustan-savasci-malala-yusufzay-hakkinda-bilmeniz-gereken-13-sey-1396317/

Bütün bu hikâye sonuncunda Malala, şuanda adına kurulan Malala Fonu sayesinde tüm dünyada eğitim hakları elinden alınan tüm kız çocuklarının bir temsilcisi. Özgürlüğü kısıtlanmış insanlığın bir sesi. Pakistan’ın ilk ücretsiz ve zorunlu eğitim kanun tasarısını hızla onaylanmasının başkahramanı. Almış olduğu başta 2014 Nobel Barış ödülü olmak üzere sayısız ödül var.

Belki de Malala’nın kararlılığı, cesareti ve tüm aktivizmi sayesinde kazandığı ve tüm dünyaya kazandırdığı bu başarı kadınlara, hatta kadınlarla kalmayıp tüm insanlığa ilham kaynağı olur. Bir kadın olarak değil bir insan olarak araştırdığımda çok etkilendiğim, hayran olduğum bir hikâyeydi.

Yine Çilem Doğan hikâyesinde olduğu gibi Malala’yı bu kadar başarılı kılan, tüm dünyaya tanıtan sadece Taliban tarafından vurulmuş olması mı? Yoksa yine kendini karşılattığıbütün olumsuzluklar, tehditler karşısında en iyi şekilde ifade edebilmesi mi?Tekrar bu soruyu gündeme getirmek istiyorum dünyada kaç kadın kendini bu şekilde iyi ifade edip, bu cesareti gösterebiliyor?

Son olarak Malala’nın yaptığı bir konuşmadan küçük bir alıntı bırakmak istiyorum buraya: Teröristler, hedeflerimi ve isteklerimi değiştirebileceklerini düşündü. Düşündüklerinin aksine zayıflık, korku ve umutsuzluk öldü; güç, cesaret ve tutku doğdu. Ben bayanlara eşit davranılmasını istiyorum. Biz İslam’ın ismini kullanarak insanları öldürenlere sesleniyoruz; Bilmiyor musunuz; Kur’an-ı Kerim Hz Muhammed’e (SAV) verdiği ilk emrin ‘oku’ olduğunu?”

Çilem ve Malala birbirinden çok ayrı 2 hikaye. Biri Türkiye’de, diğeri Pakistan’da. Birinin karşısında onu öldürmek isteyen bir koca, diğerinin karşısında ise onu öldürmek isteyen bir terörist.Biri vuran, diğeri vurulan. Ama ikisinde de ortak olan özgürlük arayışı. İki hikâyede de ortak olan kendini en iyi şekilde ifade edebilme, doğru olduğunu düşündüğün düşünceyi sonuna kadar savunabilme. Bence bu iki hikâyede de anahtar kelimeler “ifade edebilme” ve “savunma”.

Kadının toplumumuzdaki, tüm dünyadaki yeri hakkında konuşulacak, yazılacak çok şey var aslında. Yazdığım her cümlenin ardından söylemek istediğim paragraflar dolusu şey var ancak yazının amacını saptırmamak adına çıkardığım yerler oldu. Sizinde okurken karşılaşacağınız boşluklar bundan ötürü.JKısa tutmaya çalışırken umarım yanlış beyanlarda bulunmamışımdır. Kadının değerinin daha iyi anlaşılacağı günleri görebilmek, yaşayabilmek ümidiyle…

Okuduğunuz için teşekkür ederim J

Ayrıca Malala’nın yaptığı bir konuşma. İzlemenizi tavsiye ederim J

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=i0JRhNTyfV0]

                                                                                                                                Nurda ÖZTÜRK

Kaynakça

Dünya’da Kadına Yönelik Şiddet . (2015, Mart 7). https://line.do/tr/dunyada-kadina-yonelik-siddet/1y8/vertical adresinden alındı

Kadın Cinayetleri İstatistik. (2015). Kadın Cinayetleri: http://kadincinayetleri.org/ adresinden alındı

Kapoor, S. (2000, Haziran). Domestic Violence Against Woman and Girl. Innocenti Digest, s. 1-22.

Malala’s Story . (tarih yok). Malala Fund: https://www.malala.org/malalas-story adresinden alındı

Vienna. (2014, Nisan 10). The Gender Bias According to new UNODC Study. Global Study on Homicide : http://www.unodc.org/unodc/en/press/releases/2014/April/some-437000-people-murdered-worldwide-in-2012-according-to-new-unodc-study.html adresinden alındı

Wain , N., & Pemberton, B. (2015, Mart 1). World’s Most Dangerous Holiday Destinations for Women. Mail Online: http://www.dailymail.co.uk/travel/travel_news/article-2960567/Most-dangerous-holiday-destinations-women.html adresinden alındı

CEVAP VER