Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yazmalı Mıyım? Tıbbiyeli Olmalı Mıyım?

0
243
views

Bu yazının başlığı ne kadar bir konunun cüzüne temas etse de yazıyı eğitim, insanlık, derece, itibar başlıklarını kapsayacak içerikte ve öz şekilde anlatacağım.
Genç kardeşim, öncelikle üniversite tercihini nasıl yapmalısın sorusuna cevap vereyim.
İnsanın hayatında üç müessir seçim vardır: eşini, işini, dostunu iyi seçmelisin.
Eş konusu uzun bahis, dosta şöyle temas edelim.
Bir insan doğruya da menfi yola da arkadaşına muhabbet sayıkı ile gider,  meyhaneye giden de, camiye giden de birine muhabbeti vesilesi ile o yolu seçmiştir.
Üniversite hayatında arkadaş olarak kimi seçersen seç, hisseden bir kalbi olsun, gerisi gelir zaten, hissetmeyen dindar görünümlü insanların 15 Temmuz gecesi yaptıklarına hepimiz şahit olduk, onlar hiçbir gruba dahil olamazlar, menfaatleri dışında.
Şimdi iş seçimi yani tercihlerine gelelim.
İtibarlı bir iş,  saygın bir meslek ve para için bir meslek yazacak isen açık konuşuyorum, boş ver barmen ol, yaşadığını zannetme, yaşa. Hayat kısa.
Fakat cidden hayatında bir hakikat peşinde koşmayı istiyor isen sen tıbbiyeli olmalısın.  Çünkü çağlar öncesinde tüm filozoflar tıp ilmini ilmin mihenk taşı olarak görmüş, her düşünür bu konuda bir şeyler söylemiştir. Çünkü insan mükerrem bir varlık olduğundan ilk düşünce onu yaşatmak olmuştur.
Gel gelelim Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi eğitimine ve Türkiye’de eğitimin haline.
Şöyle söyleyeyim, çok çok çok kötü.
Bunu hakikati arayan bir insan olarak söylüyorum.  Kendini kandıran bir tıbbiyeli olarak değil.
Mekanik olaylar (mesela damar tıkanması) ,  enfeksiyonlar dışında dünya tıbbı şu an hastalıklar acziyeti içinde çırpınmaktadır. Malign hastalıklarda ise erken teşhis önleme çalışmalarının çok önünde, sırf maddi kaygı ile. Türkiye’de tıbbiyede ilim ve bilimsel araştırma, patent, ya yok, ya da havanda su dövmek kabilinden.
Buna rağmen binlerce akademisyen ve doktor ülkemizde hakikati aramak yerine ezberle körelen beyinleri ile araştırmaları takip etmek noktasında.
TUS derecesi yapan ezberci gençler TUS dershanesi hocası olmak hafta sonlarında binlerce lira kaldırmak derdinde. Düşünsene ülkenin en kararlı çalışan adamları ezberci bir sınava adam yetiştiriyor.  Sınav amaç olup aralıktan çıkmış.
Hangi derece patentlik bir araştırma yapmış ki, ülkemde.
Doktorların tamamına yakını Türkçe’yi düzgün ve müessir kullanma konusunda hayli zayıf ve anlatacağını düzgün anlatamıyor bile.
Sonra hem ders konusunda hem hasta konusunda çeşitli sıkıntılar.
Bizim okulumuzun temel eğitimi olan ilk üç sene amfilerde teorik eğitim sonrasında ise hastanede klinik eğitim şeklinde.
İlk üç sene bilinen ilmi içeriği ufuk açıcı şekilde vermek şöyle dursun, eksik gedik aktarmak da dahi sıkıntı çekiliyor çoğu derste, klinikte ise ezberin kuvvetli ise bir sürü şey ezberleyip çok az şey anlayarak son sınıf olabilirsin.  Son sınıf şudur,  yapılması gereken iş vardır, yapacak açıkta adam, iş sana bir şey katsın katmasın hastanenin işleri tamamlansın diye dikiş nakış atölyesindeki eleman misali iş başı para almak mantıklı çalışırsın, ruhsuz, manasız.
Peki bizim eğitimin temel eksiği olan  merak nasıl oluşturulur?
Ünlü doktorlar getirilip konferans verilse birinci sınıfta sonrasında ciddi ciddi üç ay hastanede dolaşsa bu çocuklar merak ve heves kapsalar, birinci sınıfa Latince ve genel felsefe ve tıp felsefesi derslerini donanımlı hocalar tarafından işlenilse işler değişir sanki.
Genç kardeşim üniversitede tıp yazıp güzel kızlarla çıkacağını, itibar göreceğini, iyi paralar ile jeep alacağını düşünüyor isen veya her ne fakülte yazacaksan bu düşüncede isen okuma gir ticarete nasip ve torpille çok para kazanıp güzel kızlarla takılabilirsin.
Bu cephenin düşünen, sorgulayan,  eleştiren adama ihtiyacı var.  Çizgilerin dışına çıkan cesur insanlar gerek buraya. Burayı bu maksat ile doldurmaz isen barmen olman daha hayırlıdır emin ol. Barmen ol. Keyfini bul.
Ve şunu unutma okul ve eğitim üniversite ve sonrasında başlıyor.  LYS (salak birkaç sınavdan biri)’yi kazandım ve yerleştim değil, çok zekiyim hiç değil.  TUS birincisi olmak hiç değil.
Üreten farklı düşünen insana ihtiyaç var.
Ve iyi düşün, ne okursan oku iş yeni başlıyor.
Sana ihtiyaç var, sana.

Muhammed Sefa YELLİCE

CEVAP VER