Güller ve Sevgililer

0
39
views

Öncelikle yazıya neden böyle bir isim koyduğumu yazayım, yani neden güller ve sevgililer?
Cüneyt Arkın’ın, Fatma Girik ile başrollerini paylaştığı Satın Alınan Koca adlı bir film var.  Bu filmde başından kötü bir macera geçen genç kızına para babası kibirli babası geçici bir koca arar, namuslu ve dürüst bir genç olan Murat Uraz bunu hasta küçük bir kızın hayatını kurtarmak için kabul eder ve zengin ukala kızı bilgisi ve hayat tecrübesi ile zaman içinde hisseden bir insan haline getirir. Filmde Murat Uraz bir romancıdır ve piyasadaki kitabının adı Güller ve Sevgililer’dir.

Bayan isimlerine baktığımız zaman çok sayıda çiçek isminin bayanlara isim olarak konduğunu görürüz; Gülşah, Gül, Papatya, Manolya, Orkide vs.
Ve sevgilileri bayanlara bu çiçekleri alırlar.
Yani gül ve sevgili iyi bir birliktelik.

Peki sevgili ve sevgi bunlar nedir ki?
Bir insan hoşlanma ve  şehveti aşkla karıştırıp sevginin içini boşaltıp onlarca sevgili devirmiş ise seven bir kalbi olduğunu düşünebilir miyiz?

Bir hikaye anlatayım, zamanın birinde adamın biri sevdiğinin kapısına gelmiş, sevgilisi çalınan kapıya kim o deyince ben geldim demiş adam.
Sevgili halen sen var isen aşkın kemale ermemiş deyip açmamış kapıyı.
Adam çöllere düşüp aşkından yanıp kavrulup seneler sonra kapıya gelince sormuş sevgili yine kim o diye
Sen geldin demiş adam sen geldin.

Şimdi biz sanki aşkı karıştırıyor gibiyiz,
Para, yakışıklılık yahut güzellik, karizma, meslek, kariyer vs. Durumlar gözümüzü bağlıyor resmen ortaklık vari seviyor, matematik yaparak evleniyoruz, sonunda bir hayatı zindan ediyoruz kendimize, çünkü halen kendimiz oluyor biz olamıyoruz.
Hazreti peygambere sormuşlar,
İnsan eş seçerken nelere dikkat etmeli diye,
Hz. Peygamber,
“Bir insan güzelliğinden, mülkünken ve ahlakından ötürü eş seçebilir, ben güzel ahlakı tavsiye ederim.”
Demiş.

Şimdi zaten sevgi ve aşk yok da evlilikte, para ve kariyer ile evlenilip, zamanla çirkinleşen fiziken güzel insanların kötü huyları ve alışkanlıkları ile hayatı zehir ediyoruz.

Zamanında Fethi Gemuhluoğlu burs vereceği talebelere sorarmış,
Hayatında hiç aşık oldun mu diye
Mal, mülk, gelir değil, aşk sorarmış.
Talebe utana sıkıla, hava atmadan(aşk(!) şimdi hava atılan bir şey oldu) yüzü kızararak
Oldum der ise başını eğip burs alırmış vakıftan.

Evet, demek ki hisseden bir kalbi sahip olmak her hususta değerli, hissetmeyen veya hissettiğini zanneden kalp ise çokça etrafta mevcut.

Düşünsenize anne babanıza veremediğiniz bir sözü bir insana diyorsunuz,
Bir ömrü senle paylaşmak istiyorum diye.
Bu söz artık o kadar kolay çıkıyor ki ağızdan.

Şimdi dönüp düşünelim hiç aşık olduk mu, ve SATIN ALINAN KOCA FİLMİNİ İZLEYİP, soralım KENDİMİZE,

Sahiden bizi değiştirecek, sevecek ve dünyaya bakışımızı değiştirecek, hisseden Murat Uraz gibi bir sevgili mi istiyoruz yoksa bulduklarımızı eş sayıp sevgiyi mi kirletiyoruz?

Unutmayın güller ancak hakiki sevgililere layıktır.
İyi bir deyiş,
GÜLLER VE SEVGİLİLER…

 

Muhammed Sefa YELLİCE

CEVAP VER