Üniversiteler ve Tıbbiye usta çırak ilişkisi ile mi öğretir? Talebe kimdir, talip kimdir, usta kimdir, çırak kimdir?

0
84
views

Bu yazıya sebep olmuş konu tıbbiyelerin veya üniversitelerin usta çırak ilişkisi içinde ilmi verme iddiasıdır.
“Hakikat nedir?”gelin onu arayalım.
Öncelikle usta çırak ilişkilerine biraz bakalım neymiş, nolmuş?
Şöyle bir örnekle konuya ortadan girelim:
Benim annemin baba tarafı 1955 senesinde köyden şehre göç etmişler,  en büyüğü on beş( dedem) en küçüğü beş yaşında olan çocuklarını büyük annem şehirde farklı işlerde çırak koymuş.  Dedem marangoza,kardeşi terziye,diğer kardeşi fırına vesaire.
Dedem büyüyüp asker çağına gelince (babaları şehre göçlerinin akabinde vefat edip evin büyük erkekliği dedeme kaldığı için) ustası büyük anneme (dedemin annesi) paraya ne vakit ihtiyacı olursa küçük oğlanı gönderip isteyebileceğini dönüşte dedemle hesaplaşacaklarını söylemiş,  tabi büyük annem Osmanlı kadını, tek bir defa dahi böyle bir şey olmamış.  Yine dedem usta olduğunda çırağı dükkan açmak için kefil arayıp  dedeme rica etmiş (dedemin on gün evvel ki cenazesinde anlatıyordu. ) dedem dükkan açmaya gücün var mı diye sorunca usta sen kefil olursan olur demiş sen ustam değil misin sözüyle dedem bir söze kefil olmuş, adam gözyaşları içinde bunu anlatıp ekmeğine ustasının emeğinden bahsediyordu.
Eski ustaların sahiplenmelerini görüyoruz örneklerde.
Şimdi dönüp bakalım biz usta mıyız, çırak mıyız, neyiz?
Buna da bir örnek verelim.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinin en üst katında hocaların yemekhanesi ve öğrenci kütüphanesi mevcut. Kütüphanede perde yoktu yakın vakte kadar gittik, söyledik kütüphane hakkımdaki geniş isteklerimizi, yalnızca perde, rica minnet takıldı.  Senelerdir bu fakültenin hocaları bu kütüphane önünden geçip gidiyor yemeğe, biri demiş midir bu öğrencilerin perdesi yok güneşte nasıl çalışıyorlar diye.
Tabi ki hayır,
Rektör seçimi vesaire olurken kütüphaneleri gezen öğrencilere ya siz ne istersiniz,neye ihtiyaç duyuyorsunuz
Diyen bir aday gören oldu mu sahi.
Ben görmedim.
Çünkü bizde koltuklar ve makamlar kutsanıyor,aslında kimse göreve geldiği yeri dönüştürmek falan istemiyor.
Hastanede bir sürü iş ve işlem yapılıyor, işler yolunda gittikten sonra kim dönüp de bak şunlar elzem bilgiler deyip de adam yetiştirmeye falan çalışıyor?
Buradaki problem şu: lafta usta çırak ilişkisi tabi ki var, özde içerikte ne kadar var peki?
Bilinmez.
Usta çırak ilişkisinde çırak talip olup teslim olur usta bildiğini azami öğretir, bizde öğrenci ve öğretim üyesi ilişkisi var.
Zorunlu öğrenilen (asgari) müfredat,
Zorunlu öğrenen öğrenci,
Zorunlu öğreten öğretim üyesi,
Zorunlu geçilen sınav,
Kaçılan hasta,
Atlanan hastalık vs.
Şimdi dönüp soralım kendimize, bir zamanlar çırağının ailesinin askerde olduğu sürekli geçiminden dahi kendini sorumlu tutan adam usta ise biz neyiz, neciyiz?

M.Sefa YELLİCE

CEVAP VER