ÇALIŞILMIŞ ÇARESİZLİK

0
56
views

Öncelikle bu yazıyı neden yazdığımı belirtmek isterim.Bir arkadaşın bu konu hakkındaki düşüncelerini öğrendiğimde bu yazıyı yazmaya karar verdim.Aslında bu konuyu herkes kendi arasında bir defa da olsa konuşmuştur.Bu konu yüzünden insanların birbirlerine olan saygısı azalmıştır.Dünyada ne problemler varken bu muydu tek sorun diye soracak olursanız burada sayfayı kapatabilirsiniz.Madem devam ediyoruz o zaman başlayalım.İnsanları birbirinden ayıran önemli bir özelliktir karakter.Öyle ki karakterler  duyguları,düşünceleri hatta hareketleri etkiler.Bazı hareketler ise insanların gözüne batar ve bu hareketler sonucu insanlar birbirlerini bazı şekillere sokarlar. Peki nedir bu “çalışılmış çaresizlik” Şöyle ki:

  • Ders çalıştığını korkuyla gizlemek
  • Ders çalıştığını bilerek gizlemek

Korku Çaresizliği

Burada öğrencileri etki altına alan birçok unsur olduğu görüşündeyim. Baskı, başarısız olunup dalga geçilme korkusu vs. İnsanlar birbirlerinin ağızlarının içine bakar oldular. Popüler olan konular hakkında bilgisi olmayanlar dışlanmaya başlandı. Kendi fikirlerimizden daha çok insanların görüşlerinin önemi daha da öne çıkmaya başladı. İnsanlar “çalışarak yaptım” demeye neden korkar oldular?Bu sözüm meclisten dışarı. Bahsettiğim konularda hiçbir zaman genelleme yapmıyorum. Bu konuda herkes üzerine düşen payı kendisi almalı.Evet kabul ediyorum. İlkokulda çalışmadan başarıyı elde etmek hoş gözüküyordu. Ama ne biz artık ilkokuldayız ne de gördüğümüz ders trafik. Artık” gördüğümüz bu konu hayatımızın neresinde faydalı olacak hocam? “diye bir soru sorma hakkımız da yok. Bu yüzden bu işi çok daha basite indirgeyerek bir bilinç oluşturabiliriz.

İnsanlar aslında biraz daha birey olmaya, yaşamaya,söylenenlere gerektiği kadar kulak asmamaya başlasalar bu problemi biraz daha azaltabiliriz. Doğru düşünen bir insan için çevresindeki insanların nasıl bir damga vurduğu değil,kafasında kendine nasıl bir damga vurduğu önemlidir. Zaten bir şeyler doğru yapılıyorsa vurulan damgalar aynı matbaadan çıkar. Burada asıl önemli olan her şeyi kararında yapmak. Yoksa insanların düşünceleri mantık çerçevesinde elbette önemlidir. Ne kadar önemli olduğuna kendimiz karar vermeliyiz.

Çalışılmış gizlilik

Bu türdeki öğrenciler tabiri yerindeyse saman altından su yürütürler. Ne kadar dışarıdan afacan bir gizlilik olarak gözükse de bu yapılanı meşrulaştırmaz. Olay aslında genellikle bu durumu benimsemiş insanlarda dönüyor. Dikkat etmek lazım. Bu küçük afacan düşünceyi tatlı bir diyalogla güzelleştirelim:

Kişilerimiz:Ömer,hakan

Ömer-Kanka naber?

Hakan-İyidir kanka senden naber?

Ömer-Ne olsun kanka ya, bir türlü çalışmaya başlayamadım,daha neler çıkacak onu bilmiyorum sana sorayım dedim.

Hakan-Bende başındayım kanka sistemi yeni oturttum sen başkasına sor istersen.

Ömer-Tamam kanka çok kasma ya çıkmışlara bak yeter.

Hakan-Hadi kanka görüşürüz.

İşte burada Ömer sırtlan diye nitelendirdiğimiz  avını önce rahatlatıp sonra en savunmasız anında yani komite günü ekarte eden bir türdür.

Ömer gibi olmayın!

Sonuç olarak öyle ya da böyle ders çalışmak geleceğine,mesleğine yatırım yapmaktır. Ders çalışmak bir erdemdir.Bu iş severek yapılmalı.Birileri bu düşünce kalıbını devam ettirecek mi? Kesinlikle.Diğerleri bu kişinin arkasından atıp tutmaya devam edecek mi? %100. Bu durum hep vardı hep de olacak. Bizimkisi küçük bir öneri. Ders çalıştığınızı gizlemeyin. Yarın okula gidince ilk gördüğünüz kişiye “çılgınlar gibi ders çalışıyorum”deyin. Ya da  abartmaya gerek yok. Sadece çalıştığınızı saklayıp insanlar beni hangi kalıba sokarlar diye düşünmeyin. Birey olun. Herkes yalan söyler. Çünkü doğru yoktur,doğrular vardır. Teşekkürler…

Emre Alim Uysal

 

 

 

 

 

CEVAP VER