EVİNDE KRAL FENERBAHÇE

0
25
views

screenshot-3

Ligin 11. haftasında büyük derbide Fenerbahçe sahasında Galatasaray’ı konuk etti. Maça taraftarın da desteği ile coşkulu başlayan Fenerbahçe henüz 6. dakika Volkan Şen ile çok net bir pozisyonu değerlendiremedi. Bu dakikadan sonra adeta sahadaki futbol yerini itiş kakışa bıraktı. Galatasaray kendi sahasında boş paslarla topa çok sahip olurken Fenerbahçe de kazandığı toplarda üretken olmayınca bol faullü, sarı kartlı, son derece keyifsiz bir ilk yarı izledik. İlk yarının son dakikalarında Şener‘in kanattan getirdiği topa Van Persie dengesini kaybetmesine rağmen düzgün vurdu ve Fenerbahçe’yi soyunma odasına 1-0 önde götürdü.

İkinci yarıya Sinan-Yasin değişikliği ile başlayan Galatasaray’da işler iyiye değil daha da kötüye gitti. Nitekim Sneider-Podolski değişikliği de hücuma bir katkı sağlayamazken forvet Eren Derdiyok’un deyim yerindeyse topla hiç buluşamadı, bir maçta sakatlanıp yerini bir sol beke bırakması Galatasaray adına son derece hüzünlü bir tabloydu sanırım.

Buna karşın taraftar desteği ile birlikte belirli bir oyun planı ve disiplini ile mücadele eden Fenerbahçe ilk yarıdan biraz daha fazla etkiliydi. 78.dakikada Joseph in yerde kaldığı pozisyonda kazanılan penaltıyı gole çeviren Van Persie kendinin ve takımının ikinci golüne imzasını atmış oldu: 2-0.

Kalan dakikalardan gol sesi çıkmayınca Fenerbahçe puanını 21’e çıkartarak 3. sıraya yükselirken Galatasaray 5. sıraya gerilemekten kurtulamadı.

Peki maçın hikayesine gelirsek. Dünya Derbisi? Hiç de göze öyle gelmedi maalesef bu akşamki maç. Fenerbahçe bu sezon en rahat galibiyetini aldı. Öyle ki kalesinde pozisyon görmenin ötesinde kalecisi Volkan Demirel yere dahi yatmadan maçı bitirdi.

Galatasaray’daki bu rezil futbol akıllara hafta içindeki o süper iddialı açıklamaları getiriyor tabi. Nerede galibiyet isteği, arzusu? Nerede futbol? İlk 11 bile 1 puan için hazırlanmış bir ilk 11, kimi kandırıyorsunuz. Haftalardır diyoruz Galatasaray iyi oyunculardan kurulu bir takım olabilir ama bir takımın sahip olması gereken en önemli şeyden yoksunlar: Teknik Direktör. Riekerink gibi hayatında takım çalıştırmamış bir altyapı antrenörü kendini bir anda Kadıköy’de “Dünya Derbisi”nde Galatasaray gibi bir kulübün başında buluyor. Fenerbahçe’nin kalecisi olmasa ve maç 500 dakika oynansa Galatasaray yine gol atamazdı. Maçı izleyen Galatasaraylıların maçtan sonra takımın geleceği hakkında ne düşündüklerini çok merak ediyorum, ki bu iyimser bir soru…

ÖMER FARUK DEMİRAL

CEVAP VER