YAZAR TANITIMI-AYŞENUR ÖZARSLAN

0
452
views
Sora 98%

İsim/Soyisim/Sınıf: Ayşenur Özarslan / Türkçe Tıp 3.sınıf

Neden yazmayı seviyorsun? : Bazen aklımdan geçenleri dile getirmek yorucu bazen de anlayacak kimse olmadığından anlamsız geliyor. İşte böyle olduğunda susuyorum ve içimde birikiyor bütün o fikirler, hisler, yaşananlar, yaşanması umulanlar… Onlar biriktikçe ben de kalemi alıyorum elime. Aslında çoğu zaman yazılarımda bir şeyler anlatma çabası içinde değilim, sadece içimi döküyorum.

Hobilerin/ Fobilerin: Fazlasıyla klişe olacak ama hobilerim elbette dizi-film seyretmek, oyun oynamak, açıkçası okuldan eve gelip kanepede uyuklamak bile şu an hobim sayılabilir. Okul beni çok yoruyor. Bunların yanı sıra okuyup yazmak benim için çok kıymetli ama onları hobi kategorisine sokmak bu fiillere haksızlık etmek gibi geliyor bana. Fobilerim ne olabilir diye düşündüğümde aslında birçok şeyden korkuyorum. Özellikle korku filmleri ve oyunları ama gerçek anlamda ve içi dolu bir korkudan söz ediyorsak eğer cevabım yaşlanmak. Yaşlanmak en büyük korkum.

Fakültatif’te Sevdiğin/Sevmediğin şeyler: Fakültatif’te en sevdiğim ve aslında beni şaşırtan şey harika bir devamlılığa sahip olmamız. Yakaladığımız uyum da bence kolay sağlanabilecek, her grubun başarabileceği bir şey değil. Sevmediğim şey ne olabilir diye düşünüyorum ve bir şey bulamıyorum elbette.

Yazı yazarken dikkat ettiğin konular: Düşünüyorum da özellikle dikkat ettiğim herhangi bir konu yok. Kurallarım yok yazarken, belki de yazmayı temellendirdiğim ana kavram özgürlük olduğu için mümkün mertebe rahat davranmaya çalışıyorum. Çoğu zaman tek seferde yazıyorum ve aradan vakit geçtikten sonra yazıyı tekrar okuyup hoşuma gitmeyen yerleri rötuşluyorum.

Hangi tür okumayı seversin? : En çok roman okumayı seviyorum. Klasikler özellikle Rus Klasikleri beni hep cezbetmiştir.  Şiirle pek haşır neşir olmasam da aklımın bir köşesinde hep şiir okumak da var. Özellikle uzak durduğum tür ise çok satanlar. Bu da böyle ilginç bir takıntı.

Yaşayabileceğin en mutlu/en üzücü an: Yaşayabileceğim en mutlu an muhtemelen hiç yaşanamayacak kadar gerçek dışı. Hayatta genel olarak istediğim tek şey insanların birbirini sadece insan oldukları için sevebilmesi. Bunu görebilmeyi içtenlikle istiyorum ama bir yandan da bunun gerçekleşemeyeceğini bilecek kadar gerçekçiyim. En üzücü an ne olurdu hayal edemiyorum. Elbette yakın çevremdeki insanları kaybetmek beni fazlasıyla üzecektir. Ancak şu an bile dünyanın birçok yerinde yaşanan acılar bence hepimize yetiyor. Daha fazlasına hiç gerek yok, düşünmek bile istemiyorum.

Kendinde gördüğün en temel eksiklik: Az okumak, az yazmak, çoğu zaman fevri davranmak. Birçok eksiklik görüyorum kendimde buraya sığmaz.

Nasıl ölmek istersin? İnsanlığa son sözün ne olurdu? : Dünyada bir şeyleri iyi yönde değiştirdiğimin bilincinde olarak ölmek isterim. İnsanlığa son sözüm muhtemelen “Birbirinize iyi bakın, sizi kimse sizden daha iyi tanımıyor.” olurdu.

Hayalinizde yaşadığınız yeri tarif edin: Uzak bir yer. Ormanın içinde, gölün kenarında bir kulübe. Çok klişe evet ama huzurun büyük şehirlerde olmadığını, olamayacağını bilecek yaştayım.

En sevdiğiniz: Şarkı-The White Buffalo’nun Highwayman coverı. Film-Gladiator, Kitap-Safiye Erol/Ciğerdelen, Renk-Mavi (Not: Bu kategorilerde yalnızca tek bir şey söyleyebilmek inanın canımı acıtıyor. Bu kadar basit olmamalı.)

Sizce en büyük erdem nedir? : Peşin hükümsüz davranabilmek.

Hayattaki sloganınız: Olan oldu, bundan sonra olacaklar ise bizim kontrolümüzde. Hep birlikte iyiyi arayalım.

AYŞENUR ÖZARSLAN

 

CEVAP VER