Pazar Pasajı: Kuşlar Yasına Gider – Hasan Ali Toptaş

0
234
views

Ertesi gün akşama doğru, babam uyurken beni evin önüne önüne çağırdı Nihat. Ağbi, dedi; babamın vaziyeti kötüleştikçe gelip gidenler çoğaldı, bu erikle asmayı keselim bence, olmuyor böyle.

Bahçe kapısına yakın bir yerde domates arıklarının üst başındaydık.

Babam onların kesilmesine razı değil, bunu biliyorsun, dedim. Fakat böyle hiç yakışık almıyor ağbi, diye ısrar etti Nihat; eve girip çıkanlar duvara sürtünerek, tek sıra hâlinde yan yan geçiyorlar oradan, ayıp oluyor. Hem babama söylemezsek nereden bilecek kesildiğini?

Bir şey diyemedim Nihat’a, başımı eğerek gittim, bahçe kapısının önündeki taşa oturdum. O bir testere buldu sonra, erikle asmanın başına dikildi ve oradan bir müddet bana baktı. Ben sigara yakmıştım o sırada, sırtımı kasabaya dönmüş, ağzımdaki dağlara doğru üflüyordum habire. Bazen de başımı çevirip havada uçuşan dumanların arasından Nihat’a bakıyordum. İşte ben böyle boğazıma tıkanan kocaman bir yumrukla orada otururken, ilkin asma kesildi. İplere ve çivilere tutunarak çatıya doğru tırmandığı için, kesilir kesilmez devrilmedi tabii, azıcık gevşedi sadece. Cümle kapısıyla duvarın yüzüne asılı kalan dalları tutup teker teker indirdi Nihat.

Ben sigaramı söndürüp yenisini yakarken de eriği kesmeye başladı. Gövdesinde testere çalıştıkça sarsıldı erik, yaprak yaprak sarsıldı, sarsıldı, sarsıldı ve yanının üstüne küt diye devrildi aniden. Erik değil de babam devrilmiş gibi oldu o sırada, canım acıdı.

Bu pasaj Hasan Ali Toptaş’ın Everest Yayınları’ndan çıkan Kuşlar Yasına Gider adlı eserinden alınmıştır.

Hazırlayan: Mustafa Cem CEMALİGİL

 

CEVAP VER