İstanbul Kokuyor Kitabım

0
310
views

   Orhan Veli misali İstanbul’u dinledim gözlerim kapalı. Ama ben sadece dinlemedim, gezdim, gördüm, hayal ettim satır aralarında o lale kokulu sokakları…

   Eşlik edenler oldu kaybolmayayım diye o büyülü şehirde. “Sis”li bir bakış attı Tevfik Fikret beni görünce. Yerden yere vurdu İstanbul’u. Daha fazla dinleyemezdim onu, ağlardım yoksa.. Sabahattin Ali tuttu elimden “Köprüde Sabah” doğarken, “İndi merdivenlerden ilk vapurun yolcusu.” İskender Pala’ydı gelen, bir “Katre-i Matem” sundu bana taa derinden. “İstanbul’a çıkmayan bir lale yolu, laleye çıkmayan bir İstanbul kadar kayıptır, yitiktir” dedikten sonra çiçek pazarından aldığı sarı laleleri çıkardı göğsünden. Özdemir Asaf’a emanet etti beni vedalaşırken. Konu lalelerden açılmışken gel sana “Çiçek Senfonisi”ni dinleteyim demez mi bana? “Yalnızlık paylaşılmaz”dı ama biz paylaşmıştık en güzelinden.

   Derken Necip Fazıl’la “Kaldırımlar”da yürüdük “Yolumuz karanlığa saplanana” kadar.. “Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işledi” sanki. “Canım İstanbul”du işte buram buram…

   “Beyaz Kale”nin yanına vardığımızda “Haliç’e bakan karanlık ve boş bir evde, aynı masanın iki ucuna oturup” bir fincan kahve kokusunda “Efendiyle Kölesi”nin dedikodusunu yaptık Orhan Pamuk’la. Yeni dünyanın “Araba Sevdası”na inat faytonla gezdirdi beni Recaizade Mahmut Ekrem.

   Öylesine güzel hayalden dünyalar kurmuştum ki uyandırdı beni Cemal Süreya “Hayat kısa, kuşlar uçuyor” deyip “Sevda Sözleri”nden.. Hayatın kısa olduğunu bir kez daha anladım Sait Faik’i “Semaver”i saklamaya çalışır görürken. “Ölüm bildiğimiz kadar korkunç bir şey değildi. Yalnız biraz soğuktu o kadar.” derken “Ali”nin suskunluğu sarmıştı gözlerini. Ben de üsteleyemedim işin doğrusu. Soyadının hakkını verip atıldı beni görünce Yusuf Atılgan. “Bay C.” dedi. Bu aralar “Her şeye karşı duran, karşı çıkan, karşı olan bir adam” sana da karşı çıkmasın küçüğüm, var git yoluna deyip uğurladı beni..

   Gitmek gelmiş, ben gidememiştim… Avazım çıktığı kadar sustum ki duyulmasın hıçkırıklarım, kimse anlamasın halimden.. Lakin görmüştü işte Turgut Uyar beni çözmüştü buğulu gözlerimden. Eşlik etmek istedi “Göğe Bakma Durağı”na kadar tutarak ellerimden.

   “İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım…” diye şiirce fısıldadı derinlerden..

~ Merve Kasımoğulları

CEVAP VER