DOSTLUK ÜZERİNE BİRKAÇ KELAM 

2
247
views
Evveliyatla dostluğun anlamını idrak edebilenlere ve dostu olduğuna inananlara selam olsun. Çünkü peygamber emridir “Önce selam sonra kelam” eylemek. Yine bir peygamber emridir ki “Önce refik sonra tarik”, yani “Önce yola yoldaş gerek sonra yola çıkmak gerek”. Evvela baştan dostluğun bizlerde uyandırdığı anlamlar konusunda iki örnek tariz edeyim. İlki Hz. Ali’nin  o azametli, efsunlu, füzünkar ve de birçok sinsi özelliği olan o gecede öleceğini bile bile o yatakta uyuması. İkincisi ise Hz. Ebu Bekir’in ölmesi pahasına yılana geçit eylememesi. Bunlar bizim bildiğimiz ama uygulayamadığımız nadide dostluk örnekleri. Ama benim anlatmak, aktarmak ve de vermek istediğim dostluk örneği bunlar değil. Benim aktarmak istediğim ve de uygulanması konusunda hiç yes’e düşmediğim dostluk; Dağa, taşa, kurda, kuşa, sevinçlere  sürura, ızdıraplara yani aklınıza gelebilecek tüm varlıklara ve duygulara dost olabilmek onları sevinçle karşılayabilmek. Onlar uygun zaman ve mekanda uygun ruh halleri içerisinde geldikleri ve seni buldukları zaman hoş karşılayıp aşkla sevebilmek (umuyorum ki bunları tatbik ettiğimizde imtihanlar, imtihan olduğumuzu düşündüğümüz her bir vakıa daha kolay idrak edilebilecek). Çünkü dostluk hakikatte her daim hoş duygular verecek varlık değildir. Dost her şeydir ve de her şeyiyle  kabul etmek gerekir. Son olarak ise ‘dost sari dostluk bakidir’. Dost bir gün gider, gidebilir veya gitmek zorunda kalabilir ama dostluk kalmalı her daim seninle birlikte olmalıdır. Dost olmasından ziyade dostluğunun baki olduğuna inandığımız insanlarla karşılaşalım inşallah. Son bir söz ise kelamdan selama geçmek asli vazifemdir. Yazdıklarımı, vermek istediğim düşünceleri idrak edebilenlere, edemeyenlere; aynı duygulara iştirak edebilenlere, edemeyenlere; aynı fikriyata sahip olanlarla olmayanlara dağa, taşa, kurda, kuşa özellikle dostluğun hakikatini yaşatan insanlara bol bol selam olsun. Dost olabildiğimiz zarif günler dilerim…
Ahmet GÜLTEKİN

2 YORUMLAR

  1. Gönül kaderden bir pay alır.Gönül sever başka gönülü onun kaderinden bir pay alır.Gönül dostluğu kolay olmasa da gönül bir dost oldu mu artık,dostluk daim kalır.Önce gönüllere cila gerek,sonrasında zaten cilalı gönül dostluğa gebe kalır.
    Peki cila için ne gerek?
    Cevabı asrı saadette gizlidir:

    “Bir gün Allah Rasulü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ashâbına dönerek şöyle der:

    “–Demirin paslandığı gibi, şu kalpler de paslanır.”

    Ashab-ı kirâm sorar:

    “–Öyleyse kalplerin cilası nedir,Yâ Rasûllallâh?”

    “–Kur’ân-ı Kerim okumak ve ölümü hatırlamak!..”

CEVAP VER